Tüm dünyada gıda israfı sorununun olduğu bir sır değil. Son yılların istatistiklerine baktığımızda her yıl üretilen gıdanın üçte birinin ya kaybolduğunu ya da israf edildiğini görüyoruz. Her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor.

Gelişmiş Avrupa ülkelerinde ve ABD'de israf edilen gıdalar dünya nüfusunun 3 katını besleyebilecek boyuttadır. Hal böyle olunca da atık sorununu çözmek ya da sürdürülebilirliğe katkı sağlamak mümkün olmuyor. Ancak heyecan verici bir gelişme yok. Atık gıdalardan yapılan son yenilikler bu konuda örnek teşkil etmektedir.

Plastik değil, atık sebzelerden yapılmış bir vizör
Özellikle pandemi döneminde yüz siperi kullanımında artış oldu. Sonuç olarak, bu plastik tüketimini daha da artırdı. Royal College of Art mezunu olan biyo-üretici Alice Potts, yalnızca bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda tek kullanımlık plastik tüketimini de önleyen bir ürün geliştirdi. Araştırmacı tarafından yerel parklardaki gıda atıklarından ve çiçeklerden elde edilen hammaddelerle üretilen bu vizör biyolojik olarak parçalanabilir ve hem israfı önlemeyi hem de plastik tüketimini azaltmayı amaçlar. Alice Potts, herkesin 3D yazıcılarla kendi vizörünü yapabilmesi için tasarımını ve biyoplastik formülünü yayınlamayı düşünüyor.

Daha fazla güneş enerjisi kullanan paneller
Güneş enerjisi günümüzde en çok kullanılan enerji kaynaklarından biridir. Ancak güneşin kendisini sadece belirli zamanlarda etkili bir şekilde göstermesi ve zaman zaman ışınlarının bulutlar tarafından kesilmesi, ondan sürekli verim alınmasını zorlaştırmaktadır. Bu bulut döngüsünü kontrol edemesek de Filipinler'de elektrik mühendisliği okuyan Carvey Ehre Maigue, hava nasıl olursa olsun mevcut ultraviyole ışığını toplayan bir panel geliştirmeyi başardı. Böylece bir süre sonra görünür hale gelen bu ışınlar sürekli olarak ortaya çıkacak; Binaların pencerelerini ve duvarlarını zengin ve yeni bir elektrik kaynağına dönüştürebilecek. Maigue bu çalışmasında gıda atıklarını şeffaf bir panele dönüştürerek UV ışıklarını yakalamayı ve dönüştürmeyi başardı. Bu proje ile 2020 James Dyson Sürdürülebilirlik Ödülü'nü kazanan Maigue, hem güneş enerjisini etkin bir şekilde kullanan hem de gıda israfı sorununu önleyen örnek bir sürdürülebilirlik projesine imza attı.

Gıda atıklarından üretilen Parkinson ilacı
Singapur Üniversitesi'ndeki bir grup araştırmacı, gıda atıklarından bir Parkinson ilacı yaparak ilacın maliyetini düşürmenin bir yolunu buldu. Yaklaşık 4 yıl süren araştırmada bilim insanları, hem kimyasal hem de biyolojik sentez süreçlerinden yararlanarak değeri yüksek malzemeler elde ettiler. Okulun Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği Bölümü baş araştırmacısı Zhou Kang, "Kimyasal süreçler hızlıdır, ancak yalnızca basit maddeler üretebilirler" dedi. Öte yandan, biyolojik süreçler kimyasaldan çok daha yavaştır, ancak daha yüksek değere sahip karmaşık maddeler üretebilirler.” Bu çalışma sayesinde atık gıdaların kabuklarından çok düşük maliyetli yepyeni bir Parkinson ilacı üretildi. Ayrıca odun atıklarından kolajen üreten araştırma grubu, bu ürünleri tüm dünyada yaygınlaştırmayı ve atık sorununun önüne geçmeyi hedefliyor.

Facebook TwitterLinkedinRSS Feed